Elazığ’daki TÜRKONFED Zirvesi’nde barış ve kalkınma mesajı
Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından Fırat Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (FIRATSİFED) ev sahipliğinde Elazığ’da düzenlenen 27. İş Dünyası Zirvesi, ekonomik dayanıklılık ve bölgesel kalkınma başlıklarının öne çıktığı oturumlarla tamamlandı. 25-26 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen zirvenin ikinci gününe Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldı. “Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık” temalı buluşmada ekonomik güvenlik, Orta Vadeli Program (OVP), üretim kapasitesinin korunması, KOBİ’lerin küresel pazarlara açılması ve bölgesel kalkınma konuları değerlendirildi.
Sönmez: Üretim kapasitesinin korunması öncelikli olmalı
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, ekonomik görünüm ve iş dünyasının yatırım kararlarına ilişkin değerlendirmesinde enflasyon patikası, maliye politikası ve yönetilen fiyatların birbiriyle uyumlu ilerlemesinin önemine dikkat çekti.
Yeni OVP’deki reform başlıklarının iş dünyasının gündeme getirdiği konularla örtüştüğünü belirten Sönmez, temel önceliğin üretim kapasitesinin korunması olduğunu söyledi. İhracat ve yatırım yapan işletmelere yönelik hedefli ve geçici desteklerin sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Sönmez, dezenflasyon sürecinin üretim kapasitesi üzerindeki etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Sönmez ayrıca üretimin yalnızca ne kadar yapıldığının değil, hangi bölgelerde gerçekleştirildiğinin de ekonomik dayanıklılık açısından önemli olduğunu söyledi. Anadolu’ya yönelik sanayi yatırımlarının artırılmasının üretim gücünün ülke geneline yayılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
“Barış temettüsü ortak refaha dönüşecek”
Zirvede bölgesel kalkınma ile güvenlik ve istikrar arasındaki ilişki de gündeme geldi.
Sönmez, uzun süre güvenlik riski altında kalan bölgelerde kullanılmayan ekonomik kapasitenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bölgesel kalkınmanın toplum genelindeki refaha katkı sağlayabileceğini ifade etti.
FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık ise Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli’yi kapsayan Yukarı Fırat Havzası için bölgeye özgü bir kalkınma planı hazırlanması çağrısında bulundu.
Açık, dört ilin güçlü olduğu sektörlerin, yatırım önceliklerinin ve ihtiyaçlarının kamu, yerel yönetimler, iş dünyası, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla belirlenmesini önerdi. FIRATSİFED’in bu çalışmaya katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti.
İş dünyasından üretim ve sanayi politikası vurgusu
Zirvede konuşan TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, ekonomik istikrarın kalıcı hale gelmesi için para ve maliye politikalarının yanı sıra reform ve sanayi politikalarının da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Diren; üretim kapasitesi, verimlilik, teknolojik yetkinlik, ihracat, enerji verimliliği ve nitelikli istihdamın ekonomik dayanıklılığın temel unsurları olduğunu ifade etti. Anadolu’daki üretim ve insan kaynağı kapasitesinin daha etkin kullanılmasının ülkenin ekonomik dayanıklılığını artırabileceğini belirtti.
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras da ekonomik dayanıklılık açısından üretim merkezlerinin çeşitlendirilmesine dikkat çekti. Aras, yerel üretim kapasitesinin küresel değer zincirleriyle daha güçlü biçimde bağlantılandırılması gerektiğini ifade ederek, “Yerelde güçlü olacağız ki dünyaya daha güçlü bağlanalım” mesajını verdi.
Cevdet Yılmaz: Ekonomik dayanıklılık gündemde
Zirvenin ikinci gününde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise Türkiye ekonomisinin mevcut küresel belirsizliklere rağmen dayanıklılığını koruduğunu söyledi.
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,3 büyümesinin beklendiğini, Orta Vadeli Program döneminde büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2029’da yüzde 5 seviyesine ulaşmasının öngörüldüğünü açıkladı. Yılmaz ayrıca finans piyasalarının daha iyi bir noktaya geldiğini belirterek ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Zirvede ayrıca ekonomik dayanıklılığın farklı boyutları ele alınırken, Columbia Üniversitesi Profesörü ve ekonomist Jeffrey D. Sachs’ın video mesajına da yer verildi. Sachs, sürdürülebilir kalkınmanın dayanıklı bir ekonomik gelecek açısından önemine dikkat çekti.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı. Görüşünüzü ilk paylaşan siz olun.